30 Haziran 2008 Pazartesi


Banyo yapmayı çok seven kızımızı bu aralar sudan çıkarmak oldukça zor oluyor. Onun direnişleri bize de zorlu ama bir o kadar neşeli dakikalar yaşatıyor. Bakmayın siz onun böyle vesikalık resim çektirir gibi poz verdiğine. Saniyelik dikkatini çektik. yatağın üzerinde bir o yana bir bu yana. Yağlıyoruz, masaj yapıyoruz. Resimde de görüldüğü gibi parlıyor prensesimiz.

MAKARNAYI KİM SEVMEZ?

Sofraya oturduğumuz vakitler Emelimiz Defnemiz illa kucağımızda olacak. Ama özellikle babasının kucağında. Ne yesek tadına bakıyor. Çaktırmadan kokluyor. Beğendi mi değmeyin keyfine. O makarnaları elinin tersiyle ağzına koyuşu yok mu? İştah açtırıyor. Umarım kızımız çok iştahlı olur ve yemek seçmez. Anne olmadan önce bile derdim umarım bir çocuğum olduğunda elinde bir tabak çocuğumun peşinden koşturmam. İnşallah. Ancak 2 gündür ateşliydi. Hemen iştahı azalıyor. Süzülüveriyor yavrum hemencecik. Geçmiş olsun kızım.

BABALAR GÜNÜ BABASI KIZIYLA..



Kızım benim, Nursel Halan bu resmini görse annesi gibi yandan yandan gülmüş diyecektir tahminimce :)
Şeyhmus Amcası, kızım senin için poz verdiki gör, gönderdiğin elbise yakışmış mı diye.
Anneannesi torununu kutulamış. Giderken kaçırma planları yapıyorduda vaz mı geçti ne? Emel Defne'ye de değişiklik olsunda önemli değil kutuda mı sepette mi olduğu. Çocuklar değişiklikleri gerçekten seviyorlar. Eline farklı birşey ver evirsin, çevirsin. O anlarda daha da güzel yiyor.
Anne baba olarak yapmaya çalıştıklarımız. 1- Televizyon karşısında yedirmeye alıştırmamak.
2- Ağlayarak birşeyi elde edebileceğini mümkün olduğunca geç farkettirmek. 3- Çok oyuncağa boğmamak. 4- Onu güldürmeye çalışarak espri yeteneğini geliştirmek. Kovalamaca oynamak. Saklanıp bizi bulmasını sağlamak. 5- Anlasa da anlamasa da ona onu ne kadar sevdiğimizi söylemek ve önemli, değerli olduğunu hissettirmek. 6- İşten gelip yorgun olsak da hergün mutlaka dışarı çıkarıp etrafı izlemesini sağlamak. Gözlem yeteneği gelişsin. Kedileri görünce onlara laf atıyor. Etrafı, doğayı tanıyor. Ne kadar çok insan görse iyi. Çocukların birbirleriyle müthiş bir diyaloğu var. Bunu farkettim. Bunlar ilk akla gelenler. Gerek kendi deneyimlerimizle gerek başkalarının ve uzmanların tavsiyeleriyle elimizden geleni yapıyoruz.

19 Haziran 2008 Perşembe


Erdoğan Dedesinin gülüne bir gül geldi ilkdoğumgününde. Hissetti sanki bu gülün anlamını.Umarızki bir sonraki doğumgününde dedemiz Defne'sine gülünü kendisi verecek. Bebek için de, gül için de çok teşekkürler Babişkom..




16 Haziran 2008 Pazartesi

İLK DOĞUMGÜNÜ YAZIN...

BIRAK MERHABALAŞMAYI, SENİNLE DAHA HİÇ TANIŞMADIK BİLE,
NAFİLE, GÖRMEK DEĞİL, FARKINA VARMAKTIR ÖNEMLİ OLAN, SEVGİLİ HAZNESİNE EMEL'İ DEFNE YAZAN...

LAKİN BEN, BUGÜNE DEĞİN TANIMADIĞIM BİRÇOK RESME, İSME VE CİSME YAZILAR, DİZELER HATTA MEKTUPLAR YAZDIM, ONLARIN GÖZLERİNİN İÇİNE GİREREKTEN, BU BAZEN KUZEN HIDIR KADAR UZUN OLDU, BAZEN BOYUM KADAR KISSA, HİSSENİ OKUYUP YAZMAYA BAŞLADIĞINDA O VAKİTLERDE GÜZ YAPRAĞINA DÖNECEK SAYFALARIMDAN ALIRSIN...

ÜÇ GÜN AÇ TUTULMUŞ ANAN
ÜÇ GÜN MEME VERMEMİŞ NİNEN
BİLLAHİ YALAN, TİLLAHİ YALAN,
LAKİN, NEDİR? ANANDAN SANA KALAN ;
EMELİ DEFNE YAPRAĞI KOKUSU KADAR ENGİN OLAN CEYLAN...

BU SORUNUN YANITINI BULDUĞUNDA KULAĞIMA FISILDA, NEREDE OLURSAM OLAYIM, İSTER KABİRDE, İSTER KEBİRDE, EKABİRİM BU DÜZEYDE BEN DUYARIM CEYLANLARIMIN SESİNİ...

BAK ÖYLE BİR TESADÜF Kİ, BU SAYFANI İLK BEN ÇEVİRDİM, İLK YAZINI DA BEN YAZDIM YİNE, SİVİL "CE"LERE İNAT. ÇÜNKÜ BEN, DEMOKRATİK VE SADIKTIR, TERKETMEZ İNSANIN TENİNİ, SİVİL ÖYLE MİDİR? BİR GÜN SEN DE BÜTÜN BU SÖYLENCELERİ ÖĞRENECEKSİN DEFNE KOKAN CEYLAN'IM...

SENİ ÖPÜYORUM BU İLK YAŞ GÜNÜNDE, YASLANMADAN YASLANASIN BAŞTA ANNEN VE BABAN OLMAK ÜZERE TÜM SEVDİKLERİNİN OMUZUNA...
YİNE BU İLK YAŞ GÜNÜNDE YAŞLANMADAN YAŞASIN HER NEFESİN, HER SÖZÜN...
ÖMRÜN CEYLAN GÜZELLİĞİNDE VE DEFNE KOKUSUNDA SÜRSÜN...

UZUN VE SAĞLIKLI YAŞAMAN DİLEKLERİMLE BU YAZIN İLK GÜNÜNDE SENİ KUZEYİN ILIK RÜZGARININ ESİNTİSİYLE ÖPÜYORUM...

31 MAYIS 2008
YERİNDE DAYILANAN DAYIN MURAT ALÇINKAYA

not:Sevgili Adiloş,.. Ben teşekkur ederim aslinda sizlere, neden mi? çünkü öyle güzel bir ikili isim koymuşsunuz ki kiziniza, benim o satirlari yazmam icin şiirci olmama gerek yok.

4 Haziran 2008 Çarşamba

Canım Yavrum, 31 Mayıs sanki bayramdı, düğündü... Hazırlıklar yapıldı, hatta kimse yeni taşındığımız eve bile dokunmadı ki dinç olalım. Tadını çıkaralım. heyecanla Saklı Ev'e gideceğimiz anı bekledik. Baban bizi götürürken Güneş Teyzen "inşallah düğününe böyle heyecanla gideriz" deyince, baban"Allah korusun" dedi. Daha şimdiden paylaşamayacağının sinyallerini veriyordu. Kız eviyiz ya, doğumgününün yapılacağı yere de biraz geç gittik. Vecihe Teyzenlerle, Tancan Dayınlar bizi bekliyordu..Güzeldi. 2-3 saat oturduk. Canlı müzik vardı. Gitarla 2 amca senin için "Kalp kalbe karşı"yı çaldılar. Komik olan birşey. Pastalar geldi, içecekler de.. Yenildi, içildi kuru pastalar sona doğru aklımıza geldi. Hediyelerini elinde evirmen çevirmen görülesiydi.. Nice yıllara yavrum..

3 Haziran 2008 Salı

KIZIMIZIN İLK PASTASI...

Allah sana öyle güzel, öyle sağlıklı, öyle mutlu, öyle başarılı, sevgi dolu bir yaşam nasip etsin ki, Bize de bu yaşama tanık olmak nasip olsun. Seni çok seviyorum Anneciğim.. O gün kollarımda seni bambaşka bir duyguyla taşıdım. Yaşamının en önemli olan ilk bir yılını hayırlısıyla güzel bir şekilde geçirmiş olmanın saadeti. Şu an bile öyle duygusalımki..
Kendin küçük, pastan büyüktü yavrum.Bu pasta masaya geldiğinde mumları ellemeye çalıştın ya.. Kucağımda seni zaptetmeye çalışırken, ateşle ilk tanışmanı yaşadın. İçim gider senin en ufak ağlamana ama dua ettim " en büyük acın bu olsun " diye.. Benim dileğim buydu işte..
Bizimle beraber bu mutluluğumuzu paylaşanlara çok teşekkürler.O gün ailelerimizin, dostlarımızın hepsinin yanımızda olmasını da çok isterdim. Telefonlarıyla bizi kutlayan herkese bu fotoğraflarla beraber, sevgilerimizi yolluyoruz.
(Kızımın ilk yaş pastası için Serhat'a teşekkürler...)